TMMOB Sehir Plancilari Odasi Ankara Subesi

Thursday
Sep 09th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa

Kent içi karayolu bağlantı noktalarına ilişkin TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi’nin görüşü

e-Posta Yazdır PDF

Şubemiz tarafından Karayolları Genel Müdürlüğünün görev alanı içerisinde yer alan otoyol, devlet ve il yollarının özellikle şehir içi geçişlerine rastlayan kesimlerinde ilgili Belediyesince hazırlanan imar planı uygulamaları nedeniyle yaşanan sorunların çözümüne ilişkin yapılabilecek yasal düzenlemelere ilişkin  çözüm ve önerilerimizin hakkında TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Görüşü 12 Şubat 2010 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü’ne Bölge Kurulu'na sunulmuştur.



KENT İÇİ KARAYOLU BAĞLANTI NOKTALARINA İLİŞKİN
TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ’NİN GÖRÜŞÜ

Doç. Dr. Hülagü KAPLAN
Doç. Dr. Metin ŞENBİL
Kemal ŞAHİN
Murat ÇEVİK

Sorumluluğunda bulunan Otoyol, Devlet ve il Yollarının yapımı, bakımı ve gerekli kamulaştırma faaliyetlerini yürütmekle görevli olan Karayolları Genel Müdürlüğünce, bu görev gereği yapılan yolların özellikle şehir geçişlerine rastlayan kesimlerinde ilgili belediyesince hazırlanan imar planı uygulamaları nedeniyle sorunlar yaşanmakta olduğunu bildirerek, Şubemizden görüş isteyen yazısı incelenmiştir.

Bu konuda, kent planlama kapsamında bir planlama türü olan ulaşım planlaması dili ile yazılmış yazınızın, ikinci ve üçüncü paragraflarında belirtilen sebepler, ve dördüncü, beşinci paragraflarda belirtilen sebeplerin doğurduğu sonuçlar konusunda genel çerçevede hemfikir olduğumuzu bildiririz. Kent geçişlerinin uygulama konusu olduğu yerleşmelerin arazi kullanımları, faaliyetler, yaşam kalitesi ve mekan kalitesi yönü ile yerleşmenin işlevsel bütünlüğünü ve sürdürülebilirliğini gözeten ölçütlere uygun olması, bu hususun sadece İdare tarafından değil , aynı zamanda ilgili yerel yönetim tarafından da gözetilmesi gerektiği malumdur.

Odamız, yazınızda sözü edilen  neden, süreç  ve sonuçların uzun yıllardır farkında olup, sürdürülebilir ulaşım  planlaması kapsamında sürdürülebilir kentsel karayolu planlaması ile doğru, bilimsel ve teknik esaslara uygun uygulama ve düzenlemelerin gerçekleştirilmesi amacıyla bilimsel, teknik, idari ve hukuki usul ve esaslar çerçevesinde uğraş vermektedir.

Kentsel ulaşımın planlanması, yapım, işletme, denetim ve geliştirme çalışmaları farklı zamanlarda yürürlüğe girmiş, hazırlanma amaçları farklı olan çok sayıda yasa ve yönetmelik  içine serpiştirilmiş maddelerle belirlenmiş, yetersiz bir yasal çerçeve ile yürütülmeye çalışılmaktadır. Kentsel ulaşım uygulamalarını belirleyen bu yasal çerçeve, belediyelerin işleyişi ile ilgili yasalar ve karayolu trafiğini düzenleyen yasalar ağırlıklı olmak üzere çok sayıda yasa ve yönetmelikle oluşmakta, çoklu ve parçacı yasal düzenleme önemli çelişkileri ve boşlukları içermektedir.

Bilindiği üzere, kentsel ulaşım konusunda yürürlükteki yasal mevzuat 5216 sayılı Büyükşehir Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Taşıt Kanunu, Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu gibi çeşitli yasalar, çeşitli tarihlerdeki Bakanlar Kurulu Kararları ve çeşitli yönetmelikleri kapsamaktadır. Yönetmelikler  içinde Ulaştırma Bakanlığı’nca 9 Haziran 2008 gün ve26901 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan  “Ulaşımda Enerji Verimliliğinin Artırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile  belli nüfus büyüklüğündeki kentlere ulaşım ana planı hazırlama yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yönetmelik kapsamında yine olumlu bir biçimde sürdürülebilir ulaşım ilkelerine göndermeler yapılmış ancak, ulaşım ana planı hazırlama ilke ve esaslarına ilişkin açıklamaların yer almaması önemli bir boşluk oluşturmuştur. Ayrıca,  ulaşım ana planı ve sürdürülebilir kentsel ulaşım planı gibi farklı terimlerle kavram karmaşası getirmesi, ulaşım planlamasının kent planlarıyla bütünleşik olarak ele alınma yaklaşımına ilişkin usül ve esasların belirlenmemiş olması, sürdürülebilir ulaşım ilkesiyle çelişebilecek bazı sistemlere de yer verilmiş olması yönetmeliğin diğer sakınca ve eksiklikleridir.

Bu yönetmelikte,  kent içi geçişlerine ilişkin kararlarda temel belirleyici olan kentiçi ulaşımı, dolayısı ile bugünkü, genelde usülsüz ve mesnetsiz kullanımını öncelikle ilgilendiren maddeler şunlardır:

Uygulamalara yönelik görev ve tedbirleri belirleyen 4. madde; yolculuk talep yönetimi, trafik yönetimi, türler arası taşımacılık, yön levhaları, elektronik yol yönlendirme sistemi, konusundaki 7. madde; kent merkezlerinde taşıt kullanımını azaltıcı uygulamalar ve doğalgazla çalışan toplu taşım taşıtlarına öncelik verilmesi konusundaki 8. madde; yolcusuz taksi dolaşımını ve durak dışında beklemeyi engelleme konusundaki 9. madde; Büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir belediyesi sınırları dışındaki belediyelerden nüfusu 100.000 üzerinde olanların kentsel ulaşım ana planı hazırlamalarına ilişkin 10. madde ile aynı konuda süre belirleyen geçici 1. madde; ışıklı trafik işareti(sinyal sistemi) kurulumu ve işletimine ilişkin 11. madde; otoparkların oluşturulması ve işletimi konusundaki 13. madde; toplu taşıma  özellikle nüfusu 250.000’in üzerindeki belediyelerin kent içi toplu taşımaya yönelik yükümlülükleri konusundaki 16. Madde (Ayrıntıları, “Ulaşımda Enerji Verimliliğinin Artırılmasına İlişkin  Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”’te kentiçi ulaşımı öncelikle ilgilendiren maddelerde yer almaktadır.).

Yukarıda sözü edilen, gerekli ve yerinde bir girişim olan ancak barındırdığı eksiklik ve çelişkilerin giderilmesi gereken yönetmelik de dahil olmak üzere, ilgili yasal mevzuat çevre yolları ve kent geçişlerinin sürdürülebilir yerleşmeler ve sürdürülebilir kentleşme, kentlerarası karayolu ağının uygun hizmet düzeyinde etken ve verimli ve eşgüdümlü  kullanımı yönünde gözden geçirilerek, ivedilikle yenilenmelidir.

Bu konuda, her ikisi de 2009 yılında toplanan, 10. Ulaştırma Şurası’nda ve Kentleşme Şurası’nda stratejiler ve eylem planları çerçevesinde alınan kararların yönlendirici olacağı düşünülmektedir. Bu anlamda Şura kayıtlarında yer alan Şehircilik ve Planlama yasa tasarısı, kentsel ulaşım ve kentsel ulaşımın planlanması ilişkin  yasa tasarısı ivedilikle gündeme getirilerek, bu konu şehir planlama ve mühendislik hizmetleri çerçevesinde, TMMOB Şehir Plancıları Odası başta olmak üzere ilgil meslek örgütleri ve kamu kurumlarının yer alacağı bir komisyonun görüş ve değerlendirmeleri doğrultusunda, yasa maddeleri ve ilgili yönetmelikler olarak yer almalıdır.

Ayrıca, bilindiği üzere, 1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu'nun 1. Maddesi Erişme Kontrollü Karayolunu “Erişme kontrollu karayolu, özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıt ve araçların giremediği ancak izin verilen motorlu taşıtların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayoludur” şeklinde tanımlayarak erişme kontrollu karayolunun belediye hudutları içinde de olabileceğini hükmetmiştir.

Bunun yanısıra, karayolu bağlantı geçişlerinde, ilgili üst ölçek ve uygulama imar planı ana kararları içerisinde bağlantı yollarına ilişkin ilke kararları bulunmaması, karayolu güzergahlarının ve özellikle bu noktaların bulunduğu alanlara ilşkin ilgili plan notları ile konunun plan kararlarına yansıtılmasına ilşkin uygulamada önemli boşluklar bulunmaktadır. İmar Mevzuatında bu konunun da değerlendirilmesi ve özellikle yazıya konu olan geçiş alanlarında karşılaşılan sorunların çözümüne ilişkin teknik ve idari düzenlemelerin açığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu durumda belirtilen sorunların çözümünde Karayolları Genel Müdürlüğünün, ilgili belediyesince yürütülecek olan ve kent içi geçişlerini ilgilendiren planlama ve tasarım süreçlerine müdahil olması sağlanabilir. Ayrıca Karayolları Genel Müdürlüğü, sorumlu olduğu karayollarının herhangi bir imar planına konu olması durumunda sadece halihazır harita üzerinde yol işlenmesi şeklinde değil sorumlu olduğu karayolu ve kent ile ilişkisi konusunda imar planının değerlendirilmesi gerektiği, bu konuda da özellikle planlama sürecinde, ilgili meslek örgütleri ve yerel yönetimlerle birlikte etkin müdahil olarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü) ile eşgüdüm içinde çalışılmasının sorunun çözümünde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Yukarıda belirtilen genel çerçeveyle birlikte, ilgili konu uzmanı Yönetim Kurulu üyelerimiz tarafından incelenen, ayrıntı uygulamalara ilişki kurumunuz ilgili uzmanlarınca hazırlanmış olan “Karayolu Şehir Geçişlerinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı makalede yer alan teknik görüş ve önerilere katıldığımızı, ancak ayrıntılandırılması ve uygulamada karşılaşılabilecek aksaklık ve sorunların değerlendirilmesi amacıyla, ilgili konu uzmanları, meslek örgütleri, yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla konunun tekrar değerlendirilmesini yararlı olacağını düşünmekteyiz.

Değerlendirmemize konu olan kent içi geçişler ve bağlantılı olarak devlet karayolu ve otoyollara kent içi geçişlerin bağlanmasıyla doğrudan ilişkili olarak değerlendirilen, konut alanları başta olmak üzere kentsel kullanımların yaklaşması ve olumsuz etkileşimi kapsamında, konut alanlarının otoyollara yakınlığı ve otoyol boyunca konumlanmış olmasının, şehircilik ilkeleri açısından sakıncalar barındırdığı bilinmektedir. Bilindiği gibi otoyollar, karayolları kademelenmesi içinde en yüksek kapasiteli yollardır ve sadece büyük kavşaklarla sağlanan kontrollü giriş ve çıkışlar nedeniyle otoyollar boyunca yer alan bölgelerde, otoyol erişebilirlik açısından bölgeye bir katkı sağlamamaktadır. Bununla birlikte, otoyolların özellikle konut alanlarına olumsuz etkisi vardır. Yüksek kapasiteli bir yoldaki trafiğin yaratacağı sağlığa zararlı gaz ve parçalı madde salınımının yanısıra, trafiğin en yüksek hızda akımına izin verildiği bu yollara ortaya çıkan gürültü kirliliği ve can güvenliği açısından da yerleşimlerin otoyol ya da devlet karayollarına yakın konumlandırılmaması, kent için kademeli karayolu ulaşım güzergahlarının da sözkonusu transit ulaşım güzergahlarından ayrı olarak planlanması önem taşımaktadır.

Son olarak, yukarıda belirtilen temel çerçevede, kent içi karayolu geçişlerinin, ilgili meslek örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimlerin etkin katkı ve katılımlarıyla teknik ve hukuki olarak hazırlanması bir zorunluluk olan “Kentsel Ulaşım Ana Planı” kapsamında;

-    Kentsel yerleşimlerin sahip olduğu kamusal ve doğal kaynakların etkin, verimli ve sürdürülebilir kullanımı,
-    Kent içi ulaşım yöntem ve türlerinin çeşitlilik, bütünleşik tasarım, işletim ve yönetiminin sağlanması
-    Kentsel alan ve arazi kullanımının biçimlendirildiği üst ölçek plan kararlarının ve alt ölçekte geliştirilen uygulamaların şehircilik ilkeleri ve kamu yararı doğrultusunda gekiştirilmesi
-    Tüm bu süreçlerin evrensel kent ve ulaşım planlaması ilke, esas ve yöntemlerine uygun olarak yürütülmesi,

başta olmak üzere ulaşım planlaması temel ilke ve esaslarına uygunluğunun önem ve öncelik taşıdığını vurgularız.