TMMOB Sehir Plancilari Odasi Ankara Subesi

Thursday
Sep 09th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Oda Basın Açıklamaları

KENTLERİ KURAN, YAŞAM ALANLARINI SAVUNAN EMEKÇİ KADINLAR MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDİYOR

Yoksulluk, kentsel alanda ortaya çıkan sağlıksız çevreler, konut sorunu, kentsel toplumsal hizmetlerin sunumundaki yetersizlikler gibi sorunlar, tüm toplumu etkilemekle birlikte kadınlar bunlardan daha fazla payını almaktadır. Kadınların toplumsal hayatta var olabilmeleri ancak ve ancak kamusal mekanları kullanmalarıyla mümkündür.

Devamını oku...
 

HÜKÜMETİN HEDEF TAHTASINDA BU KEZ DE MESLEK ODALARI VAR!

HÜKÜMETİN HEDEF TAHTASINDA BU KEZ DE MESLEK ODALARI VAR!Başbakan Tayyip Erdoğan Partisinin Kızılcahamam'da düzenlenen 13. İstişare toplantısında yaptığı açıklamada bazı meslek odalarının ideolojik bir yaklaşımla AKP'li belediyelere dava açtığını öne sürmüştür.
Devamını oku...

BUGÜN ÜLKEMİZİ VE KENTLERİMİZİ KRİZE İTEN RANT REJİMİNİN GERİSİNDE 12 EYLÜL DÜZENİ VARDIR!

12 Eylül Askeri Darbesi’nin 28. yıl dönümündeyiz. 12 Eylül Rejimi’nin ilk icraatlarından biri seçimle gelen belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması ve belediye meclislerinin görevden alınması olmuştur. Belediyeler siyasetten arındırılma adına, özelleştirme uygulamalarına ve demokratik olmayan bir yönetim anlayışına teslim edilirken, toplumcu güçlere yönelik uzun süreli ağır baskı ve sindirme politikası, siyasal alanın ve kentlerin piyasacı güçlerin tekeline bırakılması ile sonuçlanmıştır. Ülkeyi ve kentlerimizi krizden çıkarma adına yapılan 12 Eylül Darbesi’nden 28 yıl sonra ülkemiz ve kentlerimiz derin bir krizi yaşıyor. Kamuoyuna yansıyan son tartışmalar göstermektedir ki, AKP ve desteklediği sermaye grupları başta olmak üzere, rant arayışındaki büyük sermaye çevreleri, kentlerin genel çıkarının korunamadığı bir ortamda, kentleri parça parça parselleyip, yağmalamaktadır.

Planlamayı her düzeyde tasfiye eden 12 Eylül rejiminin sağladığı ortamda, belediye başkanları ve yönetimleri kent bütününü dikkate almayan ve plansız bir biçimde kentlerde her anlamda maliyetleri yüksek katlı kavşaklar, kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri uygulamakta ve kentleri her gün biraz daha içinden çıkılmaz sorun yumakları haline getirmektedir.

Tıpkı 12 Eylül Düzeni’nde olduğu gibi, başta gecekondu alanları olmak üzere, bugün de alt gelir gruplarının yaşadığı mahalleler suç, şiddet ve düzensizliğin alanı olarak yansıtılmakta ve kentsel dönüşüm adı altında yağmalanmaktadır. Mevcut iktidar ve yerel uzantıları kentlerde 12 Eylül düzeninin otoriter tavrına benzer tavırlar sergilemekte ve kendi yaşam biçimlerine uygun olmayan kesimlere yönelik baskı ve şiddet uygulamalarına başvurmaktadır.

Bu benzerlikler rastlantısal değildir. Mevcut iktidar, tüm tersi yöndeki söylemine karşın, 12 Eylül Rejimi’nin sağladığı siyasal baskı ortamında serpilmiş ve toplumcu güçlerin sindirildiği bir ortamda iktidara gelmiştir.

Kuşkusuz aradan geçen bu uzun süreye rağmen, toplumcu güçlerin toplumdan yalıtılma sorununu aşamamasının muhasebesi ve eleştirisi yapılmak durumundadır. Öte yandan bu durum, son otuz yılda yaşanan büyük olumsuzlukların sorumluluğunun büyük ölçüde 12 Eylül Rejimini inşa edenlerde olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Aradan geçen bu uzun süre bu toplumsal suçu unutturmamıştır. Sorumlular er ya da geç yol açtıkları bu giderilmesi olanaksız olumsuzlukların hesabını vereceklerdir.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.

TMMOB Şehir Plancıları Odası

HAKİM DÜZENİN KARANLIK YÜZÜ: BİR BİDON BENZİNLE KENTSEL DÖNÜŞÜM

Bilindiği gibi, Dikmen Vadisi üzerine oynanan rant merkezli kentsel dönüşüm oyunu karşısında, bu bölgede yaşayanlar kararlı bir duruşla, uzun süredir bu oyunlara hayır dediler. Adeta bir savaş alanına döndürülen mahallede, tüm sıkıntı ve olumsuzluklara rağmen yaşama ve barınma haklarını onurlu bir mücadele örneğiyle savunan Dikmen Halkı, kuşkusuz büyük kentlerde kentsel dönüşüm adı altında yoksul ve emekçi halkın maruz kaldığı saldırılara karşı önemli bir moral kaynağı olmuştur.
Devamını oku...

KENTLERİMİZİ YIKANLAR, AFETLERİ SESSİZCE BEKLİYOR!

KENTLERİMİZİ YIKANLAR, AFETLERİ SESSİZCE BEKLİYOR!

 

Başta Marmara Bölgesi ve İstanbul olmak üzere Türkiye‘nin farklı bölgelerinin ve yerleşmelerinin risk altında olduğu, bilinen ve zaman zaman kendini dramatik biçimde hatırlatan bir gerçektir.

Devamını oku...

TOKİ NEYİN HİZMETİNDE?

TOKİ NEYİN HİZMETİNDE?KENTLERE SU SAĞLAMA HİZMETİNİ BİLE ÖZELLEŞTİREN İKTİDAR, KAMU SEKTÖRÜNÜN ALIŞVERİŞ MERKEZİ YAPMASINI TEŞVİK EDİYOR.
Devamını oku...

KÜRESEL ISINMA SORUNU İLKEL YÖNTEMLERLE ÇÖZÜLEMEZ!

Bu yıl mart ayında yapılan Bakanlar Kurulu Toplantısının ardından alınan kararlar kamuoyuna açıklanmış “Küresel ısınmanın, bütün insanlık için önemli bir sorun” olduğuna işaret edilmiş, “küresel ısınmaya karşı ağrı kesici cinsinden hemen bir tedbir alma imkânı olmadığını, bu nedenle bazı tedbirlerin bugünden alınmasında fayda” olduğu belirtilmişti. Bakanlar Kurulu''nda değerlendirilen ve alınması öngörülen tedbirler de kamuoyuna sunulmuş, Enerji, Çevre ve Tarım Bakanlıkları'nın bu konuda yürüttükleri ortak bir çalışma olduğu bildirilmişti.

Açıklamada, öncelikle konu hakkında kamuoyu duyarlılığının önemi vurgulanmış, “bu yönde eğitim çalışmalarına hız vermek gerektiği” belirtilmişti. Alınacak ikincil önlemin “sera gazlarını yutan orman, çayır, mera ve yeşil alanların genişletilmesi ve iyileştirilmesi” olduğu ifade edilmişti. “Geçmişte orman olan alanların büyük kısmında bugün çalı dahi görme imkanının kalmadığı” belirtilen açıklamada, “yeşil alanların artırılması ve mevcudun korunması amacıyla yasal düzenlemelerin yapılması ve toplumsal duyarlılığın gündemde tutulması gerektiği” bildirilmişti.
Devamını oku...